Vallahi bunu beklemiyordu kimse ama oldu işte. Paris Saint-Germain, Münih’in kalbinde Bayern’i devirdi ve Şampiyonlar Ligi finalinin adını yazdırdı. Alman devi kendi evinde, kendi seyircisi önünde PSG’yi durdurmaya çalıştı ama Luis Enrique’nin çocukları bu gece farklıydı. Farklıydı diyorum çünkü maça öyle bir girdiler ki…
3. dakika. Daha maç yeni başlamış, Alman taraftarlar koltuklarına oturmuş, Bayern oyuncuları ritim arıyor. Tam o sırada Dembele vurdu, top filelere gömüldü. 1-0 PSG. Münih’te sessizlik. Konuk ekip deplasmanda 3. dakikada öne geçmişti ve bu gol sadece bir gol değildi, bu bir mesajdı. “Biz buradayız” mesajı.
İlk yarı 1-0 bitti. Bayern bir türlü çözüm üretemedi, PSG ise savunmasını sıkı tuttu. Fransız ekibi yarı finali tek golle götürüyordu ve soyunma odasına girerken elinde büyük bir koz vardı. Yalan yok, PSG o ilk yarıyı çok akıllıca oynadı.
İkinci yarı Bayern’in baskısıyla geçti tabii. Münih’in bu kadar kolay bırakacağı yoktu maçı. Alman devi attı, tuttu, çalıştı ama PSG’nin savunması bir türlü çözülmedi. Dakikalar geçti, 70, 80, 85… Bayern bir türlü golü bulamadı.
Ee derken 90+4 geldi. Harry Kane. İngiliz golcü, Alman takımının son umudu olarak çıktı sahneye ve topu ağa gönderdi. 1-1. Münih çıldırdı. Taraftarlar ayağa kalktı. “Belki olur” dediler. Ama olmadı. 90 dakika 1-1 bitti ve bu sonuç PSG için yeterliydi, fazlasıyla yeterliydi.
Çünkü bak şimdi, ilk maçı hatırlayalım. İnanır mısınız, o maçta PSG Bayern’i 5-4 yenmişti! Beş dört! Bu ne biçim maçtı ya, adeta bir basketbol maçı gibi gollerle dolup taşan bir karşılaşma. Luis Enrique’nin öğrencileri o gece 5 gol atmış, 4 gol yemişti. Ve bu rövanşta da 1-1 berabere kalınca toplam skor 6-5 oldu, PSG finale çıktı.
Münih’in Harry Kane’i son anda gol atmasada bu maç zaten PSGnin lehine bitmişti. Ama Kane yine de golünü attı, yine de savaştı. Neyse ki bu sefer yetmedi…
İşte böyle. PSG, Şampiyonlar Ligi finalinde. Fransız futbolunun en büyük kulübü, Avrupa’nın zirvesine bir adım uzaklıkta. Ve karşısında kim var? Arsenal. İngiliz devi Arsenal.
Final 30 Mayıs Cumartesi günü oynanacak. Saat TSİ 19.00’da Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki Puskas Arena sahne olacak bu dev karşılaşmaya. Puskas Arena, Avrupa futbolunun en büyük gecelerinden birine ev sahipliği yapacak. Budapeşte o gün futbol dünyasının merkezi olacak.
PSG mi kazanır, Arsenal mi? Fransızlar mı güler, İngilizler mi? Bak şimdi, bu sorunun cevabını 30 Mayıs’ta öğreneceğiz. Ama şunu söyleyeyim, bu final kolay kolay unutulmayacak. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber