Vallahi, teknoloji dünyasından öyle bir haber geldi ki, bunu okuyunca “hadi canım” diyeceksiniz ama gerçek bu. İngiltere merkezli kuantum bilgisayar girişimi Quantum Motion, tam 160 milyon dolar yatırım aldı. Evet, yanlış okumadınız. 160 milyon dolar. C serisi yatırım turunda toplanan bu dev rakam, şirketin kuantum teknolojisini artık laboratuvar duvarlarından çıkarıp gerçek dünyaya taşıyacağının işareti…
İşin aslı şu: Bu yatırım turuna DCVC ve Kembara ortaklaşa liderlik etti. Yalnız bu iki isim değil tabii. British Business Bank, Firgun, Oxford Science Enterprises, Inkef, Bosch Ventures, Porsche Automobil Holding SE ve Parkwalk Advisors da yatırımcılar arasında yer aldı. Yani masaya oturanlar küçük oyuncular değil. Porsche’nin bile bu işin içinde olduğunu görünce “bişey biliyorlar” diye düşünmeden edemiyor insan.
Neyse, devam…
Peki kim kurdu bu şirketi? Quantum Motion, 2017 yılında John Morton ve Simon Benjamin tarafından kuruldu. İki akademisyen çıkmış, “biz bunu yapabiliriz” demiş ve sekiz yıl sonra bakıyorsunuz, dünyadan 160 milyon dolar toplamışlar. Yalan yok, bu iş böyle işte. Doğru fikir, doğru zaman, doğru ekip…
Şimdi gelelim asıl meseleye. Quantum Motion ne yapıyor tam olarak? Şirket, silikon tabanlı kuantum bilgisayarlar geliştiriyor. Ama burada sıradan bir “kuantum çipi yapıyoruz” lafı yok. Adamlar tam yığın, yani full-stack denen sistemi inşa ediyorlar. Kuantum işlem birimi yani QPU, kontrol sistemleri, yazılım altyapısı… Bunların hepsini bir arada sunuyorlar. İnanır mısınız, bu sistemler mevcut veri merkezi altyapılarıyla da uyumlu çalışacak şekilde tasarlanıyor. Yani bugün var olan sistemlere entegre edilebilecek bir teknolojiden bahsediyoruz.
Bak şimdi, burada en kritik nokta şu: Quantum Motion’ın temel hedefi, bugün cebinizdeki telefonda veya masaüstü bilgisayarınızda kullanılan standart silikon çip üretim teknolojisini kuantum bilgisayarlara uyarlamak. Yani mevcut fabrikalar, mevcut üretim hatları kullanılarak daha ucuz, daha küçük ve ölçeklenebilir kuantum bilgisayarlar üretmek. Bu ne demek? Kuantum bilgisayarların fiyatının düşeceği anlamına geliyor. Şu an bu makineler devasa, pahalı ve sadece dev laboratuvarlarda çalışıyor. Quantum Motion bunu değiştirmeye çalışıyor.
Millet yıllardır “kuantum bilgisayarlar ne işe yarayacak ki” diye soruyordu. Şirkete göre bu sistemler ilaç keşfinde, yeni materyal geliştirmede, yapay zeka uygulamalarında ve enerji optimizasyonunda kullanılacak. Yani klasik bilgisayarların üstesinden gelemediği çok karmaşık problemler, bu makinelerle çözülebilecek. İlaç şirketleri yeni molekülleri simüle edebilecek, enerji şirketleri sistemlerini optimize edebilecek… Bunların hepsi şu an hayal gibi görünüyor ama 160 milyon dolar bu hayali biraz daha gerçeğe yaklaştırdı.
Şirket, topladığı bu dev yatırımı üç temel alanda kullanacağını açıkladı. Birincisi kuantum bilgisayar teknolojisini ticarileştirmek. İkincisi Ar-Ge çalışmalarını hızlandırmak. Üçüncüsü ise küresel büyümeyi desteklemek. Yani para hem laboratuvara gidecek hem de pazara. Hem araştırma hem satış. Hem bilim hem ticaret…
Yahu şunu da söylemek lazım, Quantum Motion’ı rakiplerinden ayıran en büyük özellik şu: Diğer kuantum şirketleri egzotik ve pahalı materyaller kullanırken, bu İngiliz girişimi geleneksel yarı iletken üretim altyapısına güveniyor. Bu da seri üretimi mümkün kılıyor. Kuantum bilgisayarı laboratuvardan çıkarıp fabrikaya taşımak, işte bu yüzden çok büyük bir adım.
160 milyon dolar masaya konuldu, ekip hazır, teknoloji geliştiriliyor. Bakalım Quantum Motion bu iddiasını ne zaman gerçeğe dönüştürecek ve kuantum bilgisayarlar gerçekten sıradan veri merkezlerine girmeye başlayacakmı?
Kaynak: Orijinal Haber