Vallahi futbol deyince akla gelen ilk şey gol, asist, şampiyonluk… ama bir de şu kırmızı kartlar var ya, bazen o kadar absürd bir şekilde geliyor ki insan ağlayacağına gülüyor. Yıllar içinde sahalardan öyle kareler çıktı ki, “Yahu bu gerçek mi?” diye sorduruyor insana. İşte o anlardan bir demet…
Bak şimdi, futbol tarihinin belki de en komik kırmızı kartı diyebileceğimiz sahnelerden biri düşünün: Hakem düdüğü çalmış, oyuncu kırmızı kartı görünce öyle bir tepki veriyor ki, tribünler önce şok, sonra kahkaha. Neyse, devam…
Mesele şu, kırmızı kartlar normalde ciddi bir şey. Bir oyuncu ihraç edildiğinde takımı 10 kişi kalıyor, maçın dengesi değişiyor, teknik direktör sinirden bağırıyor, taraftarlar çıldırıyor. Ama bazen öyle anlar oluyor ki tüm bu dramatik atmosfer bir anda komedi sahnesine dönüşüyor. İnanır mısınız, bazı futbolcular hakem kartı çıkarmadan önce bile ne olduğunu anlamıyor. Tam anlamıyla “Ben ne yaptım şimdi?” bakışı…
Mesela bir maçda oyuncu rakibine değil, kendi takım arkadaşına yanlışlıkla tekme atıyor. Hakem önce duruyor, bir bakıyor, bir bakıyor… sonra kartı çıkarıyor. Adam da zaten kendi arkadaşına vurmuştu, bi de kırmızı gördü. Tribünler ne yapacağını bilemedi vallahi. Önce sessizlik, sonra homurtu, en sonunda gülüşme dalgası…
İşin aslı şu, bu tür sahneler sadece amatör liglerde değil, profesyonel futbolun en üst kademelerinde de yaşanıyor. Dünya kupası maçlarında, Şampiyonlar Ligi gecelerinde, milyonların izlediği o büyük sahnelerde bile hakemler zaman zaman öyle kararlar veriyor ki, yorumcular bile ne diyeceğini şaşırıyor. “Arkadaşlar ben de anlamadım açıkçası” moduna giriyor spiker…
Yalan yok, bir başka klasik sahne de şu: Oyuncu maçın tam ortasında kendi kendine düşüyor. Kimse dokunmamış, kimse itmemiş, sadece çim kaygan, denge gidiyor. Ama rakip oyuncu o sırada yakınındaydı. Hakem düdüğü çalıyor, kartı çıkarıyor. Yakın çekimde bakan herkes görüyor ki temas yok, ama karar verildi bir kere. Çıkartılan oyuncu da sormak istiyor “Ne yaptım ben?”, soramıyor tabi…
Hadi canım, bir de şu var: Maç bitmek üzere, skor 0-0, iki takım da berabere kalmaktan memnun. Tam bu sırada bir oyuncu rakibine çok da sert olmayan bir hareket yapıyor. Hakem önce sarı çıkarıyor, sonra VAR ekranına gidiyor… uzun bir bekleyiş… tribünler nefesini tutuyor… ve kırmızı! Sahaya giren futbolcu 89. dakikada takımını 10 kişi bırakıyor. Soyunma odası sonrası nasıl bir atmosfer olduğunu siz düşünün…
Adamlar bazen de itiraz ederken kırmızı yiyor. Sarı kartı görünce “Neden?” diye soruyorlar, hakem de ikinci sarıyı çıkarıyor. Yani itiraz etmeseydi sahada kalacaktı. Millet böyle sahnelerde kahkaha mı atsın, üzülsün mü, gerçekten karar veremiyorsun…
Bir de şunu söylemeden geçemem, kaleciler de bu işin baş aktörleri arasında. Ceza sahası dışına çıkıp el ile topu tutan kaleci direkt kırmızı görüyor, bu kural. Ama bazı kaleciler o kadar umulmadık bir anda, o kadar tuhaf bir pozisyonda bunu yapıyor ki, “Nasıl aklına geldi?” sorusu akılda kalıyor. Sanki beyin bir an kapanıyor, el refleks olarak gidiyor, sonra “Yaptım mı ben bunu?” bakışı…
Bakın ne oldu mesela bir maçta: Kaleci topu uzaklaştırmak için hamle yapıyor, top ceza sahası dışına düşüyor, el değiyor. Hakem düdük, kırmızı. Kaleci yere oturuyor, yüzünü ellerine gömuyor. Takım arkadaşları etrafını sarıyor ama kim ne diyecek ki… Kural kural işte. Komik olan kısım şu: O pozisyonda el atmasaydı zaten top çok daha tehlikeli bir yere gidecekti. Yani iyilik yapmaya çalışırken…
Neyse, futbolun bu absürd güzelliği işte. Heyecanı, dramı, trajedisi ve komedisi hep bir arada. Sahalarda yaşanan bu komik kırmızı kart anları yıllarca konuşulacak, sosyal medyada defalarca paylaşılacak, her seferinde yeniden güldürecek. Bakalım bir sonraki komedi sahnesi hangi maçta, hangi dakikada karşımıza çıkacak…
Kaynak: Orijinal Haber