Süper Lig’de üst üste dördüncü kez şampiyon olan Galatasaray, tarihinde tam 26. kez bu büyük zaferi elde etdi. Dile kolay arkadaşlar, dile kolay… Sarı-kırmızılıların eski efsane yöneticisi Abdurrahim Albayrak, NTV’ye özel bir röportaj verdide yer yerinden oynadı adeta! Albayrak, kulübün geleceğinden tutun da kendi dönemindeki gizli kalmış olaylara kadar herşeyi sokağın diliyle, dobra dobra anlattı. Kulüp tam 26. kez kupayı müzesine götürürken, eski yönetici Florya’nın ve transferlerin şifrelerini bir bir çözdü. 26. şampiyonluk meşalesi yanarken, asıl bomba Hakan Çalhanoğlu itirafıyla patladı…
Vallahi işin aslı şu ki, Abdurrahim Albayrak’ın içindeki Galatasaray aşkı hiç bitmemiş yahu. Adam açık açık söyledi, “Hakan Çalhanoğlu inanılmaz bişey…” dedi. Bak sen şu işe! Eğer geçmişdeki o seçimi kazansaydı, Hakan Çalhanoğlu bugün galatasaray forması giyiyor olucaktı, iş bitmişti, her konuda anlaşmışlardı. Albayrak şimdi ekran karşısından sesleniyor, “Dört gözle Galatasaray’a gelmesini bekliyorum” diyor. İnanır mısınız, koca bir transfer operasyonu direkten dönmüş ama eski yöneticinin gözü hala o büyük yıldızda… Bakalım Hakan bir gün o parçalı formayı giyecek mi, bekleyip göreceğiz…
Neyse, devam… Konu mevcut teknik direktör Okan Buruk’a geldimi Albayrak’ın gözleri parlıyor. Hani zamanında Fatih Terim için “I Love You Hocam” demişti ya, işte Okan hoca içinde çok kıymetli sözler döktü ortaya. Yiğit Şardan ile seçime girdiklerinde tek bir şartı varmış abimizin, o da futbolun başına geçip takımı Okan Buruk’a emanet etmekmiş! Hatta hocanın çocuğu istanbulda hastanedeyken gitmiş, onunla orada helalleşip anlaşmış. Okan Buruk da “Başkanım sen ne istersen ne yazarsan Galatasaray’da çalışmak istiyorum” demiş. İşte o asil duruş, bugünkü 4 sene üst üste gelen şampiyonluğun ilk gizli temeliymiş aslında…
Ama durun, eskilerden bi bomba hikaye daha anlattı ki milletin ağzı açık kaldı. Bir gün Duygun Yarsuvat bunu aramış, “Seni listeye yazıyorum” demiş. Bizimki “Ne olur Duygun Ağabey beni affet” desede dinletememiş, “Galatasaray’ın sana ihtiyacı var” cevabını almış. Neyse takımla başakşehir maçına gitmişler. Yemekte futbolcular sadece tabağa bakıyor yalan yok! Kimse kimsenin gözüne bakmıyor, takım bitmiş. Maç başlamış, 4-0 mağlup durumdayız, taraftar tribünde “Beş, beş” diye bağırıyor… Albayrak durur mu? Hemen soyunma odasına inmiş ve bi arkadaşın görevine son vermiş o an. Çünkü adamın felsefesi net: “Soyunma odası takımın yatak odasıdır, oradan bilgi dışarı sızamaz!” Takımı hemen Florya’ya toplamış, dönemin teknik direktörü Prandelli “Bu takımı komple göndermemiz gerekiyor” deyince, Albayrak yapıştırmış cevabı: “Bu takımı komple göndermek yerine seni gönderiyorum!” Ve Hamza Hamzaoğlu gelmiş, öylede şampiyon olmuşlar. Ne hikaye ama di mi?
Şimdi gelelim bugüne, bu şampiyonlukların ardından millet haklı olarak Avrupa kupasını hayal ediyor tabi. Şampiyonlar Ligi kupası müzede olur mu dersiniz? Albayrak bu konuda biraz gerçekçi olmak lazım diyor. “Karşımızdaki takımlar çok güçlü yahu” diye de ekliyor. Adamlar Osimhen’i aldı, tam 75 milyon euro para verdiler, dünya basını ayağa kalktı. Ama ikinciye, üçüncüye 75 milyon euro vermek bu ekonomik şartlarda çok zor be kardeşim. Tabiki iyi transferler gelicek, tüm yönetimlerin rüyası o kupadır ama ayakları da yere basmalı insanın. Allah inşallah UEFA Kupası’nı nasıl nasip ettiyse, Şampiyonlar Ligi’ni de nasip eder diyor eski yönetici.
Peki, bu transfer döneminde sarı-kırmızılı taraftarları neler bekliyor acaba? Albayrak dediki; “Kesinlikle büyük isimler bekliyorum, çalışmalardan az çok haberdarım.” Rakip takımlarında boş durmayacağını, transferler yapacağını sokağa üfledi bile. Bu sene lig çok daha çetin geçecek, geçen seneki gibi olmayacak millet! Trabzonspor oturmuş kadrosuyla geliyor, Beşiktaş acayip hazırlanıyor, fenerbahçe tarafında seçim var, inşallah onlar içinde hayırlısı olur. Yani anlayacağınız, bu yaz futbol kazanı fena kaynayacak!
Son olarak Başkan Dursun Özbek’in oluşturduğu o devasa ekonomik tabloya da değindi usta isim. “Başkana her türlü desteği vereceğim, her zaman yanındayım” diyerek vefa borcunu ödedi adeta. Bu zor ekonomik şartlarda koskoca kulübü kimseye muhtaç etmeden ayakta tutmak her babayiğidin harcı değil zira. Eskiden kendi uykusuz kaldığı geceleri hatırlatarak, her Galatasaraylının Dursun Başkan’a yardımcı olması gerektiğini üzerine basa basa söyledi. Büyük başkan, büyük paralar ve büyük hedefler… Bakalım aslanın bu ekonomik gücü önümüzdeki sezon yeni zaferler getirmeye yetecek mi, yoksa rakipler bu gidişata dur diyebilecek mi? Gelişmeleri sokağın nabzını tutarak takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber