Galatasaray’da 4. Şampiyonluk: İstikrarın Adı Okan Buruk!

10.05.2026 - 17:01
YAYINLANMA
4 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Süper Lig bitti. Şampiyon yine Galatasaray.

Vallahi bunu yazmak bile ayrı bir zevk. Üst üste 4’üncü kez, toplamda 26’ncı kez şampiyonluk kupası Aslantepe’ye gidiyor. Galatasaray müzesinde yeni bir köşe açıldı, yeni bir kupa için yer hazırlandı. Dört yıl. Üst üste. Ezeli rakipler uzakta bırakıldı, eleştirmenler susturuldu, kupa eve getirildi. İşin aslı şu ki bu şampiyonluğu tek kelimeyle özetlemek istesen o kelime “istikrar” olur. Başka bir şey değil, istikrar.

Neyse, devam edelim…

Okan Buruk meselesine gelmeden önce bir düşünün. Bu adam 1997-2000 yılları arasında Galatasaray formasıyla şampiyonluk yaşadı. Futbolcu olarak apolet taktı. Aradan yıllar geçti, sahadan çıktı, teknik direktörlük koltuğuna oturdu ve 2023-2026 arasında yine aynı kulüpte, yine aynı kupayı, bu sefer teknik adam kimliğiyle kaldırdı. İnanır mısınız? Hem futbolcu hem teknik direktör olarak aynı kulüpte şampiyon olmak… Bu çok az insana nasip olan bir şeydir.

Eleştiriler mi? Yahu eleştiri hiç eksik olmadı. “Egoları yönetemedi” dediler. “Lider olamadı” dediler. “Taviz verdi, kadro tercihleri yanlıştı, oyunu okuyamadı” dediler. Dört yıl boyunca bu lafları duyduk. Dört yıl boyunca Okan Buruk cevabı sahada verdi. Şampiyonluk en güzel cevaptır çünkü. Günün sonunda ezeli rakiplerinizi dört yıl boyunca yanınıza yaklaştırmıyorsanız, millet ne derse desin, işinizi doğru yapıyorsunuz demektir. Rakamlar yalan söylemez, kupa yalan söylemez.

Bakalım 5 üst üste rekoru gelecek mi? Onu da göreceğiz…

Şimdi Türk futbolcular meselesine gelelim çünkü bu kısım çok önemli. Yabancı isimleri saymak kolaydır, hadi sayalım: Torreira, Sanchez, Icardi, Osimhen… Tamam, saydık. Ama asıl zor olan Türk futbolcularla bu işi başarmaktır. Barış Alper Yılmaz, Abdülkerim Bardakcı, Yunus Akgün, Eren… Bu isimler bu şampiyonluğun omurgasıdır. Ve bir de buna Uğurcan Çakır’ı eklemek var. Trabzonspor’dan geldi, kaleye yerleşti, tartışmalar dinmedi ama o yerinden kalkmadı. Bu transferi yapmak bir vizyondur ve o vizyon Dursun Özbek’e aittir. Başkan bu tercihlerle tarihine not düşürdü.

Osimhen paragrafına gelelim şimdi. Takımın abisi. En sükselisi, en hızlısı, en golcüsü, en tutkulusu. Osimhen Galatasaray’a gelmeden önce ne hayal ettiyse tek tek yaşıyor. Şampiyonluk geldi, Avrupa’da çıta her sezon biraz daha yükseldi, taraftar onu bağrına bastı. “Solo il Gala” sloganı boşuna çıkmadı ortaya. Adam bu kulübü seçti ve bu kulüp ona layık olmaya devam etti. Bu ilişki devam ediyor, bu hikaye bitmedi.

Ve Mauro Icardi…

Bak şimdi, bu paragrafı yazmak biraz ağır. Mauro Icardi Galatasaray tarihinin en golcü yabancı futbolcusu olarak veda ediyor. Safkan bir golcü. Sadece Galatasaray taraftarı değil, rakipleri bile onu böyle hatırlayacak. Penaltı çizgisinde, ceza sahasında, o kritik anlarda hep oradaydı. Nilüfer 1985’te “Erkekler Ağlamaz” demişdi ama bu vedada Icardi bile gözyaşı döktüyse, o aşkın büyüklüğünü siz düşünün artık. Bazı vedalar böyle olur işte, kelimeler yetmez…

Dört yıl bitti. 26. kupa müzede yerini aldı. Okan Buruk, Dursun Özbek, Osimhen, Icardi, Barış, Abdülkerim, Uğurcan… Herkes bu hikayenin bir parçası oldu. Şimdi gözler 5. yıla çevrildi. Rekor mümkün mü, bu kadro bu vizyonla devam eder mi, bakalım ne getirecek önümüzdeki sezon…

Gelişmeleri takip ediyoruz arkadaşlar.

Kaynak: Orijinal Haber

Sinan Kaleli
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
11

Yorum Yap