Türk Girişimi CallMetric AI, Çağrı Merkezlerini Yapay Zeka ile Dönüştürüyor

05.05.2026 - 19:01
YAYINLANMA
5 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Vallahi, teknoloji dünyasında her gün bir şeyler oluyor ama bu sefer iş biraz farklı. Türkiye’den çıkan bir girişim, çağrı merkezlerinin çalışma şeklini baştan aşağı değiştirmeye aday. 2025 yılında Ahmet Veli ve Muhittin Ferhat Sağlam tarafından kurulan CallMetric AI, çağrı merkezi görüşmelerini yapay zeka ile analiz eden bir platform olarak sahneye çıktı. Ve bak şimdi, bu iş tesadüfen doğmamış, gerçek bir ihtiyaçtan, sahadaki gerçek bir sıkıntıdan çıkmış.

Peki ne bu CallMetric AI? Kısaca anlatayım. Çağrı merkezleri biliyorsunuz, şirketlerin müşterilerle kurduğu o köprüler. Müşteri sorar, temsilci yanıtlar. Sorun çözülür, satış yapılır, bilgi verilir. Ama bu görüşmelerin kalitesini ölçmek, analiz etmek, içinden anlamlı bir şey çıkarmak… İşte o kısım hep sorunlu olmuştur. Binlerce görüşme, yüzlerce temsilci, tonlarca veri. Kim dinleyecek hepsini? Kim raporlayacak?

İşin aslı şu, bu soru Bilsoft Yazılım bünyesinde çağrı merkezi operasyonları yürütülürken ortaya çıkmış. Adamlar kendi içlerinde bu sorunu yaşamışlar ve demişler ki “biz bunu çözeriz.” Düzce Teknopark’ta bir Ar-Ge merkezi kurulmuş, Bilsoft mühendislik ekibi ve akademik danışmanlar bir araya gelmiş, ve yaklaşık iki yıl önce başlayan bu yolculuk bugün CallMetric AI olarak karşımıza çıkıyor.

Geliştirme süreci kolay olmamış tabiki. İlk aşamada global yapay zeka servisleri kullanılmış, gayet mantıklı bir başlangıç. Ama sonra fark etmişler, veri güvenliği meselesi var ortada. KVKK var, yasal zorunluluklar var. Müşteri verilerini dışarıya çıkaramazsın, yurt dışı sunuculara gönderemezsin. Yalan yok, bu ciddi bir engel. Bunun üzerine sistem tamamen lokal çalışan bir altyapıya dönüştürülmüş. Yani veri Türkiye’de kalıyor, dışarıya çıkmıyor, kendi yapay zeka modelleriyle işleniyor.

Ve bu karar çok kritik bir fark yaratmış…

Şu an girişimin elinde her gün binlerce gerçek çağrıdan oluşan yerli bir veri seti var. Düşünün bunu. Binlerce çağrı, her gün, Türkçe, gerçek insanlarla gerçek konuşmalar. Bu veriler üzerinde analiz ve etiketleme çalışmaları yapılıyor, sistem sürekli besleniyor, sürekli öğreniyor ve daha doğru sonuçlar üretiyor. Hadi canım, bu küçük bir avantaj değil. Bu devasa bir avantaj.

CallMetric AI’ın şirketlere sunduğu hizmetler de bir o kadar kapsamlı. Performans ölçümü yapıyor, duygu ve niyet analizi sunuyor, satış içgörüleri çıkarıyor, kalite kontrol sağlıyor ve müşteri memnuniyeti raporlaması yapıyor. Kısaca, bir çağrı merkezi yöneticisinin geceleyin yastığa koyduğu kafasında dönen bütün sorulara yanıt veriyor. “Temsilcim nasıl konuşuyor? Müşteri memnun mu? Satış fırsatı kaçırıldı mı?” Bunların hepsine.

Ama şunu da belirtmek lazım, bu platform insanın yerine geçmeyi hedeflemiyor. Temel yaklaşım şu: yapay zekayı insan yerine koymak değil, çalışanları ve yöneticileri daha verimli hale getirmek. Yani temsilci hâlâ konuşuyor, yönetici hâlâ karar veriyor ama artık elinde çok daha güçlü bir veri var. Kör değil artık, görüyor ne olduğunu.

Peki rakipler? Yahu, global pazarda bu işi yapan şirketler var tabii. Gong var, Observe.AI var, NICE var, CallMiner var. Hepsi büyük isimler, hepsi güçlü platformlar. Ama CallMetric AI’ın elinde üç koz var. Birincisi, Türkçe diline özel yapısı. İkincisi, veriyi ülke dışına çıkarmadan işleyebilmesi. Üçüncüsü ise gerçek saha verisiyle sürekli beslenip gelişmesi. Bu üç şeyi bir arada sunan başka bir platform var mı Türkiye’de? Şu an için hayır.

Finansman tarafına da bakalım. CallMetric AI ilk yatırımını Bilsoft’tan almış, mantıklı çünkü zaten oradan doğmuş. Ama iş orada kalmamış. Google’dan 350 bin dolar kredi gelmiş, Amazon’dan 25 bin dolar bulut desteği sağlanmış, bir de NVIDIA Inception programına üyelik kazanılmış. İnanır mısınız, NVIDIA gibi bir devi ikna etmişler. Bu küçük bir şey değil, dünya genelinde çok az girişim bu programa kabul ediliyor.

Şirket SaaS tabanlı abonelik modeliyle çalışıyor. Yani hem küçük ölçekli KOBİ’lere hem de büyük kurumsal işletmelere hitap ediyor. Aylık ya da yıllık abonelikle sistemi kullanabiliyorsunuz, ayrıca büyük bir yatırım yapmak zorunda değilsiniz. Bu model de aslında çok akıllıca çünkü Türkiye’deki KOBİ’ler için büyük lisans bedelleri genellikle engeldir.

Peki hedefler ne? Kısa vadede Türkiye pazarında büyümek istiyorlar. Neyse, bu anlaşılır bir başlangıç. Orta vadede Avrupa pazarına açılmayı planlıyorlar. Uzun vadede ise Kanada üzerinden Kuzey Amerika’ya girmeyi hedefliyorlar. Düzce’den çıkan bir girişim, Kuzey Amerika’ya gözünü dikmiş. Bak şimdi, bu cesaret mi demeliyim, vizyon mu, bilemedim ama heyecan verici…

Kaynak: Orijinal Haber

Arzu Develi
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
10

Yorum Yap