Çağla Tuğaltay Cinayetinde 26 Yıl Sonra Kritik Adım: DNA İncelemesi Başlıyor

07.05.2026 - 00:01
YAYINLANMA
4 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

26 yıl olmuş. Yirmi altı yıl! Ve bir anne hâlâ adalet arıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 5 Haziran 2000’de katledilen Çağla Tuğaltay’ın annesi Gülnur Saygı Tuğaltay, ağabeyi İlker Tuğaltay ve ailenin avukatlarıyla Adalet Bakanlığı’nda bir araya geldi. Bu görüşme, yıllarca kapı kapı dolaşan, hiçbir yerden ses çıkamayan bir ailenin nihayet muhatap bulduğu an oldu.

Vallahi bu haber beni de sarstı açıkçası. Anne ne diyor biliyor musunuz? “Şimdiye kadar ben hep ulaşmak istedim. Ama hiçbir geri dönüş alamadım. Bir tek siz ilgilendiniz.” diyor. Bir anne, kızının katilini bulmak için yıllarca devletin kapısını çalıyor, kimse dönüp bakmıyor. İşte böyle bir tablo bu…

Bakan Gürlek görüşmede net konuştu, lafı dolandırmadı. “Burada bir cinayet var. Devletin bu cinayeti çözmesi, üzerine gitmesi lazım. Özellikle hayatının baharında tazecik bir genç kardeşimizin vefatı devletin sorumluluğundadır.” dedi. Yani devlet artık bu işin üstüne gideceğini açıkça ilan etti. Gürlek’in bu sözleri boşa çıkmaz umarız, çünkü bu aile çok bekledi.

Neyse, devam edelim…

Peki ne yapılacak somut olarak? Bak şimdi işte asıl önemli kısım burası. Gürlek, binaya sonradan giren 12 kişinin DNA incelemesinin yapılacağını açıkladı. On iki kişi! Bu küçük bir rakam değil. Ayrıca cinayetle bağlantılı olduğu düşünülen ve hayatını kaybetmiş 4 şüpheli için de Başsavcılığın “fethi kabir” yapmayı uygun bulduğu bildirildi. Yani mezarlar açılacak, DNA alınacak. Bu ciddi bir adım, yalan yok.

Gürlek şunu da ekledi: “Ortada bir suç varsa mutlaka bir fail vardır. Bunu çözmek bizim görevimiz. Bu olaylarda delillerin sıcağı sıcağına toplanması lazım. O zaman toplanmadı demek, şu an toplanmayacağı anlamına gelmez.” Haklı da. Teknoloji o günden bu yana inanılmaz ilerledi. Bugün bir saç teli, bir parmak izi, bir dijital iz bile davayı altüst edebilir. Şüpheli görülen her iz, her bulgu, her veri yeniden masaya yatırılacak.

İnanır mısınız, o günkü cinayet büro ekipleriyle de görüşülecek. Ellerinde farklı bir delil kalıp kalmadığı soruşturma makamlarınca araştırılacak. Yani dosya adeta sıfırdan taranacak, eski ekipler de dahil edilecek sürece.

Bir de şu var tabii. Gürlek, yeni kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi’nden de söz etti. “Biz soruşturma makamı değiliz, hakimlere, savcılara talimat verme yetkimiz yok.” dedi açıkça. Ama şunu da ekledi: Devletin tüm kurumlarının teknik imkânları araştırılacak ve soruşturma makamlarının hizmetine sunulacak. Yani bakanlık koordinatör rolünde, profesyonel ekipler işi yürütecek. Genel müdürler, daire başkanları, uzmanlar… Farklı bir gözle bakılacak bu davaya.

Ağabey İlker Tuğaltay da Bakan Gürlek’e teşekkür etti. Aile ve avukatlar bir de sosyal medyadaki hakaret içerikli paylaşımlardan duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Yahu bu da ayrı bir yara. Yıllardır acı içindeki bir aile, bir de kalkıp sosyal medyada hakarete maruz kalıyor. Bu kabul edilemez.

Çağla Tuğaltay 5 Haziran 2000’de hayatını kaybetti. Yirmi altı yıl geçti. Bir genç kız, hayatının baharında, tazecik bir can gitti. Annesi o günden bu yana kapı kapı dolaşdı, ses çıkaramadı. Şimdi devletin en üst kademesinden bir bakan masaya oturdu, “bu cinayeti çözeceğiz” dedi.

Bakalım bu sefer söz söz mü olacak, DNA’lar konuşacak mı, 26 yıllık bu karanlık aydınlanacak mı?

Kaynak: Orijinal Haber

Mine Ulubatli
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
9

Yorum Yap