Londra’da Tarihi Gün: Arsenal 22 Yıl Sonra Şampiyonluk Kupasını Kaldırdı

31.05.2026 - 20:00
YAYINLANMA
4 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Vallahi billahi Kuzey Londra yıkılıyor yahu! Dile kolay, tam 22 koca yıl geçmiş aradan… Arsenal en son 2003-04 sezonunda Arsene Wenger önderliğinde namağlup ‘Invincibles’ yani Yenilmezler olarak Premier Lig kupasını kaldırmışdı. İşte o günden beri bu sokaklar böyle bişey görmedi. Gün pazar, yer Londra sokakları… Yüz binlerce insan yollara dökülmüş, kırmızı beyaz renklerle ortalığı adeta karnavala çevirmiş durumda. Mikel Arteta ve aslanları, tam üç yıl üst üste Manchester City’nin arkasından ikinci oldukdan sonra nihayet 2025-26 sezonunda muradına erdi ve şampiyonluk kupasını söke söke aldı! Manchester City’ye tam 7 puan fark atarak 14. kez İngiltere’nin en büyüğü oldular. Şehirde tam iki buçuk saat süren, 5 millik bir otobüs turu düzenlendide millet sevinçten çıldırdı. Geçit töreni kulübün kalbinde, Emirates Stadyumu’nda başladı ve yine orada bitti.

İşin aslı şu ki, taraftarlar stadyumun hemen dibine ilk başta alınmadı ama sabaha karşı sokağa dökülen binlerce vatandaş, kahramanlarını görmek için saatlerce bekledi. Dört devasa otobüs, üzerinde yer alan ‘This belongs to all of us’ yani ‘Bu hepimize ait’ yazılı köprüden geçerken herkez gözyaşlarını tutamadı… İlk otobüste erkek takımı vardı, kupayı sallıyorlardı. Üçüncü otobüste ise şubat ayında Kadınlar Şampiyonlar Kupası’nı kazanarak dünya şampiyonu olan Arsenal kadın futbol takımı yer aldı. Diğer iki otobüs ise kulüp personeli ve futbolcuların aileleriyle doluydu. Kasım ayındaki Tottenham derbisinde açılan o meşhur devasa tifo varya, hani üzerinde ‘The Arsenal – These streets are our own’ (Bu sokaklar bizimdir) yazan, işte o dev bayrak yine sokaklarda dalgalandı. Bak şimdi, adamlar tam üç yıl bu anı beklemiş, sokaklar kırmızı dumandan göz gözü görmez olmuşken kim takar yorgunluğu?

Yalan yok, cumartesi gecesi Budapeşte’de, Macaristan’da yürekler fena burkulmuşdu. Şampiyonlar Ligi finalinde Paris St-Germain ile karşılaşan Gunners, uzatmaları 1-1 biten maçta penaltılarda 4-3 yenilerek kupayı kıl payı kaçırmışdı. Eberechi Eze ve Gabriel penaltıları kaçırınca Avrupa’nın en büyüğü olma hayali başka bahara kaldı. Ama bu büyük hüzün bile pazar günkü kutlamaları gölgelemeye yetmedi! Kaptan Gabriel maçtan sonra Instagram’da ‘Canımız yanıyor ama bu takımla gurur duyuyorum, bu geçidin tadını çıkarın’ diye yazdı da taraftar bağrına bastı onu. Altyapıdan yetişen 19 yaşındaki genç yetenek Myles Lewis-Skelly de otobüse binmeden önce mikrofonlara konuştu, ‘Mikel’in dediği gibi, bu acı bizim ateşimize yakıt olacak, yeni bir dönemin başlangıcındayız ve henüz işimiz bitmedi’ dedi. Geleceğe umutla bakıyor çocuk… Bakalım bundan sonra ne olacak?

İnanır mısınız, otobüsün üstündeki eğlence sokağa taştı resmen. Declan Rice, sezon boyunca ‘Arsenal sadece duran topla gol atıyor’ diye eleştiren tayfaya öyle bi kapak yaptıki… Grabing the microphone, yani mikrofonu kaptığı gibi ‘Yine duran top, ole ole’ diye bağırmaya başladı! O sırada Ben White arkadan hoparlörden Vanilla Ice’ın meşhur ‘Ice, Ice Baby’ şarkısını açmaz mı? Rice önce ‘Ben şarkı söylemem!’ desede cemaatin gazıyla bi başladı söylemeye, tüm Londra ona eşlik etti. Rice, ‘Bu takımı seviyorum, bu hocayı seviyorum, insanlara bu mutluluğu vermek çılgınlık, haftaya daha fazlası için döneceğiz’ diyerek milleti coşturdu. Savunma oyuncusu Riccardo Calafiori de oradan ‘Arsenal, Arsenal’ diye tempo tuttu, kulüp başkanı Josh Kroenke bile taraftarı daha çok gürültü yapmaya davet ediyordu. Piero Hincapie, William Saliba ve Bukayo Saka da onun yanındaydı. Kaptan Martin Odegaard ise elinde kupayla otobüsün önünde göründüğünde, 2004’teki Patrick Vieira’dan beri bu kupayı kaldıran ilk kaptan olmanın gururu gözlerinden okunuyordu… Neyse, devam… Kırmızı dumanlar, marşlar, şarkılar… İşte böyle arkadaşlar, Kuzey Londra uzun süre uyumaz artık!

Kaynak: Orijinal Haber

Mine Ulubatli
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
4

Yorum Yap