Okan Üniversitesi’nde düzenlenen Futbol Zirvesi’nde sahne alan Abdullah Avcı, uzun süredir beklenen o sözleri sonunda söyledi. 62 yaşındaki deneyimli teknik adam, doğru teklif gelirse yeniden kulüp başına geçmeye hazır olduğunu net bir dille ifade etti. Türk futbolunun dört bir yanını etkileyen bu açıklama, sabahtan beri gündemin zirvesinde…
Vallahi, adam konuştu ve konuştu. Sadece kariyer planlarıyla da sınırlı kalmadı Avcı; milli takımdan Süper Lig’e, Avrupa kupalarından genç teknik adamlara kadar her şeyi masaya yatırdı. Bak şimdi, böyle bir konuşma çok az teknik adamdan çıkar. Hem içten hem de gerçekçi bir tablo çizdi ortaya.
Avcı, önce Türk futbolunun Avrupa’daki yükselişini anlattı. “Avrupa kupalarında yukarıya doğru seyreden bir durum var” dedi ve haklı da. Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki mücadelesi, Fenerbahçe’nin Avrupa kupalarındaki zorlaması, Samsun’un Konferans Ligi’ndeki varlığı… Bunlar tesadüf değil, ciddi yatırımların meyvesi. İşin aslı şu; bu grafik yukarı gidiyorsa, bunun arkasında yıllarca emek var.
“Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi’nde yer almakla birlikte, yaptığımız ciddi yatırımların karşılığını alabileceğimiz önemli fırsatlar oluşacaktır” diyen Avcı, Galatasaray’ı da özellikle övdü. İnişli çıkışlı bir sezon geçirmesine rağmen o seviyede her yıl daha fazla yer almasını “son derece değerli” buldu. Yahu, haklı değil mi? Her yıl Şampiyonlar Ligi’nde Galatasaray bayrağını taşımak küçük iş değil…
Neyse, devam…
Milli takım meselesine gelince Avcı biraz daha duygusal bir noktaya geçti. “Son üç turnuvada Avrupa Şampiyonası’na katılan bir ülkeyiz” dedi ve bunu gurur meselesi olarak gördüğünü vurguladı. Haklı da. Millet yıllarca “turnuva takımı olamıyoruz” diye yakınırdı, şimdi üst üste üç kez Euro’ya gidiyoruz. Bu küçük bir şey değil, inanır mısınız?
62 yaşındaki tecrübeli hoca, milli takımın oyuncu profiline de dikkat çekti. Yaş ortalaması 25-26 seviyesinde olan, Avrupa’da forma giyen oyunculardan oluşan bir kadro var elimizde. “Hem genç hem deneyimli hem de yetenekli bir gruba sahibiz” dedi Avcı. Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finali de hatırlattı; o başarı öyle kolay gelmedi. Haziran’ı beklediklerini, milli takıma başarılar dilediklerini de ekledi sözlerine.
Bakın ne oldu, Süper Lig’e yükselen Erzurum ve Diyarbakır meselesine de girdi Avcı. “Futbolun iyileştirme ve birleştirme gücü vardır” dedi ve bu iki şehrin Süper Lig’de olmasının Türk futboluna büyük katkı sağlayacağını vurguladı. Erzurum inişli çıkışlı bir geçmişe sahip büyük bir şehir, Diyarbakır da öyle. Bu takımların üst ligde yer alması sadece futbol değil, sosyal anlamda da önemli bir şey. Üçüncü yükselecek takım için de yarışın devam ettiğini belirtti ve onu da yakından takip edeceklerini söyledi.
Genç teknik adamlara da söz düştü tabii. “Yeni nesil teknik adamlarımız bu oyuna ciddi şekilde kafa yoruyor” dedi Avcı. Hatalar yapacaklar, bu normal; ama sabırlı olunması gerektiğini de ekledi. Bu oyunda herkes hata yapar; teknik adam da, futbolcu da, yönetici de, medya da, taraftar da… Önemli olan hatadan ders çıkarmak. Avcı bunu çok güzel özetledi aslında.
Rekabet meselesine de değindi tecrübeli hoca. Dört büyük takımın bu yarışta devamlı olmaya çalıştığını ama zaman zaman kırılmalar yaşandığını belirtti. Başakşehir’in bu kırılmayı gerçekleştirdiğini ve ilk altıya yerleştiğini söyledi. Samsun ve Göztepe de bu sürecin içine girmeye başlamış. Konyaspor ve Rizespor gibi takımlar da bu rekabete dahil olduğunda Türk futbolunun çok daha güçlü bir yapıya kavuşacağını vurguladı Avcı. Takım sayısı arttıkça rekabetin daha iyi hale geleceğini söyledi, yalan yok, bu çok doğru bir tespit…
Ve işte asıl bomba orada patladı. Kariyer planlarına gelince Avcı net konuştu. “Ben biliyorsunuz üç takımda çalıştım. Çok fazla tüketen değil, istikrarlı çalışan birisi oldum” dedi önce. Şu an dışarıdan gözlemlediğini kabul etti. Ama ardından şu cümleyi kurdu; “Beni mutlu edebilecek, hedefleri olan ve o hedeflere birlikte yürüyebileceğimiz bir yapı oluştuğu takdirde, yurt içi veya yurt dışında dinlenmiş ve zinde bir şekilde göreve hazırım.”
Göreve hazır. İki kelime. Ama Türk futbolunda bu iki kelime çok şey ifade ediyor…
Hangi kulüp bu teklifi yapacak, yurt içi mi yurt dışı mı olacak, bakalım bundan sonra ne olacak? Gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Kaynak: Orijinal Haber